| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | prick up f. | dikmek | ||
|
I pricked up my ears. Kulaklarımı diktim. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | prick up f. | kulaklarını dikmek | ||
|
At the sound of my voice, my dog pricked up his ears. Sesimi duyunca köpeğim kulaklarını dikti. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | prick up f. | dikmek (kulak) | ||
| Boyacılık | ||||
| Boyacılık | prick up f. | sıva uygulamak (duvara) | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | prick up one's ears f. | kulak kesilmek | ||
| Genel | prick up one's ears f. | kulaklarını dikmek | ||
| Genel | prick up one's ears f. | dikkatle dinlemeye başlamak | ||
| Genel | prick up one's ears f. | kulak kabartmak | ||
| Genel | prick (up) [dialect] [uk] f. | süslemek (kişiyi, elbiseyi) | ||
| Genel | prick (up) [dialect] [uk] f. | incik boncukla bezemek | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | prick up one's ears f. | kulak kabartmak | ||
| Deyim | prick up one's ears f. | kulaklarını dikmek | ||
| Deyim | prick up one's ears f. | kulak vermek | ||
| Deyim | prick up its ears f. | kulaklarını dikmek | ||
| Deyim | prick up its ears f. | dikkat kesilmek | ||
| Deyim | prick up one's ears f. | dikkat kesilmek | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | prick your ears up expr. | kulaklarını dört aç | ||
| Konuşma | prick up your ears expr. | kulaklarını dört aç | ||
| Konuşma | prick up your ears expr. | beni dikkatle dinle | ||
| Konuşma | prick your ears up expr. | beni dikkatle dinle | ||